2026 yılı yazı ülkemiz genelinde bolca yağışlı geçti. Birçok ilimizde baraj doluluk oranları en üst seviyelere ulaştı. Fakat geçtiğimiz yıllarda susuzluk riski yüksekti. Özellikle yaz aylarında su kesintisi ile karşı karşıya kalan şehirlerimiz oldu.

Detaylı araştırmalar sonucu oluşturduğumuz bu makalede, 2024–2026 dönemine ait resmi baraj doluluk verileri, büyükşehir su idareleri ve iklim verileri ışığında, 2026 yazında su kesintisi riski yüksek olan şehirler derinlemesine inceledik. Türkiye genelinde 9 Temmuz 2026 itibarıyla baraj doluluk oranı %71,9 seviyesindedir. Ancak İstanbul (%68,4), Ankara (%34,2) ve İzmir (%18,7) gibi büyükşehirlerin dolulukları arasında büyük farklar bulunmaktadır. Kurak iklimli İç Anadolu ve Ege bölgelerinde barajlar kritik seviyelere inerken, Batı Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri görece yüksek doluluk göstermektedir. Bu veriler ışığında, analizde İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla, Aydın, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir ve Bursa illeri detaylı olarak ele alınacak, her biri için mevcut doluluk, eğilim, talep fazlası ve su kesintisi risk seviyesi değerlendirilecektir. Ayrıca yaz döneminde su kesintilerine yol açan faktörler, öneriler ve risk sıralaması içeren tablolar ile zamansal grafikler sunulacaktır.
Türkiye Genelinde Su Rezerv Durumu ve Trendler
2026 yazına girerken Türkiye genelindeki baraj doluluk oranı yaklaşık %71–72 seviyesindedir. Geçen yıllara göre yağışlar genel olarak normallere dönmüş olsa da, iller arası eşitsizlik sürmektedir. Marmara bölgesi ortalama %68 dolulukla (9 Temmuz 2026), İç Anadolu %58 gibi düşük seviyelerle dikkat çekerken, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu %77–89’lar seviyesinde doludur. Türkiye genelindeki 54 şehirdeki ortalama %71,9 doluluk, su sıkıntısı yaşanan bölgelere rağmen geniş bir rezerv stokunu işaret etmektedir. Ancak bu ortalamanın altında doluluk gösteren şehir sayısı artmaktadır: Burdur (%11) ile İzmir (%18.7) kritik seviyede olduğu uyarı listesine girmiştir. Mevcut eğilimler, özellikle son 7 günde Türkiye genelinde +2,4 puanlık bir artış olduğunu gösterse de, İç Anadolu ve Ege’deki kuraklık endişeleri devam etmektedir. Yaz aylarında buharlaşma artışı ve tarımsal sulama talebi nedeniyle düşük doluluklu iller risk altında kalabilir. Özetle, ülke genelinde su rezervleri görece iyileşmiş olsa da, lokal kuraklık riskleri ve mevsimsel talep artışları doluluk oranlarını zorlayabilir.
Su Kesintisi Riskini Etkileyen Temel Faktörler
Yaz aylarında su kesintisi riski aşağıdaki başlıca faktörlerin bileşimiyle belirlenir:
- Baraj Doluluk Oranı: Su kaynağının temel göstergesi. %40 altı doluluk “kritik” kabul edilirken, %40–70 “normal”, %70 üstü “güvenli” olarak sınıflandırılmaktadır.
- Nüfus ve Turistik Yük: Yaz mevsiminde nüfusun arttığı tatil kentlerinde su talebi dramatik biçimde yükselir. Örneğin Antalya, Muğla gibi turistik iller yazlık nüfus dalgası yaşar.
- Agricultural (Tarım) Talebi: Sulama sezonunda özellikle Ege, İç Anadolu ve Akdeniz’de tarımsal sulama ihtiyacı içme suyu kaynaklarına baskı yapar.
- Yeraltı Suyu Kullanımı: Yüzey suyu azaldığında kuyulara yönelim artar. Kuyu aşırı pompalaması yeraltı su seviyesini düşürerek ek risk oluşturur.
- Altyapı Kayıpları: Şebeke kaçakları ve altyapı eskimesiyle iletim kayıpları yükseldiğinde potansiyel arz azalır. Verimsiz dağıtım sistemi, mevcut suyu yeterince etkin kullanmayı engeller.
- Geçmiş Kesinti Kayıtları ve Planlı Kesintiler: İllerin geçmiş yıllarda yaz aylarında yaşadığı kesintiler, altyapı durumu ve su idaresinin açıklamaları da risk değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
- İklim ve Kuraklık İndeksleri: Mevsimsel yağışlar, sıcaklık trendleri ve kuraklık göstergeleri (örn. yağış eğilimleri, meteorolojik uyarılar) su kaynaklarına önceden ışık tutar.
- Acil Önlemler ve Alternatif Kaynaklar: İllerin su transfer projeleri, ilave rezervuarları ya da acil tasarruf planları riskin ciddiyetini değiştirir.
Bu faktörlerin her biri, ilgili ilin yıl içindeki koşullarıyla birlikte değerlendirilerek kesinti risk seviyesi belirlenir. Örneğin, barajları dolu bir kent yine de hızla artan iç turizm talebi nedeniyle riskli hale gelebilir; tersi şekilde az nüfuslu bir ilde kritik doluluk altında bile önlem alınarak sorun yönetilebilir. Aşağıda söz konusu ölçütler ışığında iller detaylı olarak incelenecektir.

İller Bazında Durum Analizi
İzlenen riskli şehirler aşağıdaki biçimde sıralanmış ve her biri için veriler analiz edilmiştir:
İzmir
İzmir, Ege Bölgesi’nin en büyük metropolü olarak su ihtiyacının büyük kısmını Tahtalı, Balçova, Ürkmez gibi barajlardan karşılar. 2026’nın ilkbaharında, İzmir baraj doluluk oranı tehlikeli derecede düşüktü: Tahtalı %21,4, Balçova %15,1, Ürkmez %17,9 seviyelerindeydi. Genel doluluk %18,7 ile “kritik” kategoride sınıflandırılmıştı. İzmirli uzmanlar, “su kesintisi riskine karşı tasarruf programları acilen genişletilmeli” uyarısında bulunmuştur. Nüfus (~4.5M) ve yazlık nüfus (Çeşme, Kuşadası vb.) göz önüne alındığında, geçmiş yıllarda yaz aylarında ciddi su sıkıntıları yaşanmıştır. Ancak 2026’da kış yağışları Tahtalı barajını önemli ölçüde doldurdu; İZSU verileri 10 Temmuz 2026 itibarıyla Tahtalı %51,7, Balçova %78,9, Ürkmez %87,7 olarak raporlamıştır. Bu gelişme İzmir için olumlu olmakla birlikte, hala su stoğu talepten geri kalabilir. Risk Seviyesi: YÜKSEK. Muhtemel nedenler: Geçmiş kuraklıklar, yoğun yaz turizmi, alt yapı kayıpları. Öneriler: Acyclikle belediye düzeyinde su kesintisi planlama; şebeke kaçaklarının azaltılması; vatandaşa tasarruf uyarısı; kuyulardan yer altı suyuna dikkatli geçiş.
Ankara
Başkent Ankara, su ihtiyacını ağırlıklı olarak Çamlıdere, Kurtboğazı, Kesikköprü gibi barajlardan karşılar. ASKİ verilerine göre 9 Temmuz 2026 itibarıyla Ankara genel doluluk %46,6 seviyesindedir. Bu oran “normal” düzeydedir ve son dönemde hafif toparlanma gözlenmektedir (son 7 günde +0,7 puan). Ancak Çamlıdere (%38,2) ve Kurtboğazı (%32,5) gibi büyük hacimli barajların doluluğu %40’ın altındadır, bu da uzun süreli kuraklık halinde risk yaratır. Ankara’da kışın düşük kar ve yağış nedeniyle geçmişte akıllı su yönetimi planları uygulamaya konmuştur. Başkentin hızlı nüfus artışı ve yazlık nüfusa eklenen kalabalık günler, su talebini yükseltmektedir. Risk Seviyesi: ORTA. Nedenler: İç Anadolu’nun bozkır iklimi, tarımsal sulama baskısı. Öneriler: Çiftçi sulamada tasarruflu yöntemler; ASKİ kanalıyla su tasarrufu kampanyaları; toplu tüketim tesislerinde verimlilik; altyapı kaçağı denetimleri.
İstanbul
Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul, 17 barajla su ihtiyacını karşılar. 9 Temmuz 2026 verilerine göre İstanbul barajları ortalama %61,4 dolulukta. Son 7 günde dolulukta +1,9 puan artış kaydedilmiştir (30 gün trendinde ise %-5,6 düşüş). Yoğun nüfus (~16 milyon) ve yaz turizmi iç talebi sürekli yüksek tutar. Mevsimsel olarak Melen’den gelen takviye su önemlidir. Ömerli (%87,2), Darlık (%79,2) gibi büyük hacimli barajlar güvenli, fakat Terkos (%49,9), Büyükçekmece (%44,1), Sazlıdere (%36,9), Papuçdere (%34,5), İstrancalar (%28,6) gibi rezervler %40’ın altındadır. Dolayısıyla İstanbul’da baraj dolulukları ortalaması yüksek görünse de kritik rezervlerin durumu orta risk oluşturabilir. Risk Seviyesi: ORTA (Normal/Orta arası). Nedenler: Yüksek nüfus, buharlaşma, şebeke kayıpları (%30’lar seviyesinde olduğu rapor edilmiştir), hatta plansız imar su ihtiyacını artırıyor. Öneriler: Su tasarrufu kampanyaları, kaçak tespit ve onarımı, baraj destan fona ek su taşınması planları (Melen ve Düzlerçeme’den ilave), sanayi suyu geri dönüşümü.
Antalya
Akdeniz Bölgesi’nin en önemli turizm merkezi olan Antalya, beş ana baraj kaynağına sahiptir. İzlenen verilere göre 15 Nisan 2026’da Antalya genel doluluk %56,8 idi. Bu oran mevsim normallerine uygundur ve “Normal” seviyede görülmektedir. Sonbahar ve kış yağışları barajları beslemiş, son 7 günde +0,7 puanlık bir toparlanma kaydedilmiştir. Önemli barajlardan Oymapınar %61,2, Kırkgöz %53,9 dolulukta olup acil sorun gözlenmemektedir. Ancak Antalya’da yaz mevsiminde nüfus (yaklaşık 2.5M artış ve milyonlarca turist) dramatik biçimde artar. Tarım ve turizm tüketimi yüksek olduğundan, baraj doluluklarına rağmen yaz aylarında kesinti riski yükselebilir. Risk Seviyesi: ORTA. Nedenler: Sezonluk talep zirvesi, buharlaşma (yüzey suyu kayıpları), sınırlı yeni su kaynağı. Öneriler: Suyu çok tüketen golf sahaları ve otellerde geri kazanım; damla sulama; kesinti planlaması; kamuoyuna tasarruf çağrısı ve şebeke bakımı.
Muğla
Muğla, Ege-Karadeniz geçiş bölgesinde, Geyik, Bayır, Akgedik, Akköprü gibi barajlara sahiptir. 2026 yılı başındaki yağışlarla bu barajların dolulukları hızlıca %90’lara ulaşmıştır. Örneğin Geyik Barajı %100, Akköprü %94, Bayır ve Akgedik %100 seviyesine çıkmıştır. Muğla genelinde ortalama doluluk %90’ın üzerindedir. Bu yüksek su stoğu sayesinde Bodrum-Milas hattında içme suyu sıkıntısı öngörülmemektedir. Bölgede tarımsal sulama barajları da yaklaşık %80–90 doludur. Risk Seviyesi: DÜŞÜK. Nedenler: Bol kış yağışları, sınırlı nüfus, etkili rezerv. Öneriler: Yine de altyapı kaçaklarının azaltılması, içme suyu dağıtımında sıkı kontrol ve su tasarrufu bilinci önemlidir. Muğla’nın 2026 yazı su sıkıntısı yaşanmadan geçmesi beklenmektedir.
Aydın
Aydın, büyük ölçekli Menderes Nehri rezervuarlarıyla (Adnan Menderes, Kemer, İkizdere vb.) su ihtiyacını karşılar. 2026 Ocak-Mart döneminde yağışlar 2025’e kıyasla dramatik artış göstermiştir. Özellikle Adnan Menderes Barajı doluluğu %23’ten %55’e, Kemer Barajı %42’den %85’e çıkmıştır. Devlet Su İşleri’nin bildirdiğine göre Aydın’daki 8 büyük barajın ortalama doluluğu %65 civarındadır. Geçen yıl kuraklıkla mücadele eden bölge, bu yıl önemli ölçüde toparlanmıştır. Ancak bu seviyeler yine de ideal %70’in biraz altındadır. Yazlık nüfus ve tarımsal sulama dikkate alındığında risk orta seviyededir. Risk Seviyesi: ORTA. Nedenler: Geçmiş kuraklık etkisi, sulama talebi yüksek olması. Öneriler: Sulamada tarımsal tasarruf (damla sulama, kısıtlı ekim), kent içi altyapı kaçağı azaltma, kırsal su kullanımı kontrolü.
Tekirdağ
Trakya Bölgesi’ndeki Tekirdağ, karmaşık su kaynaklarına sahiptir. Resmi günlük baraj doluluk verisi bulunmasa da, bölgesel yağışların 2025 sonundan itibaren artış gösterdiği bilinmektedir. Geçen yıl kuraklık nedeniyle bazı baraj seviyeleri kritik düzeye düşmüş, ancak 2026 başındaki yağışlarla toparlanma başlamıştır. Tekirdağ’da hem tarımsal (ayçiçeği, çeltik sulaması) hem içme suyu talebi vardır. Yaz turizmi ve mevsimlik işçi hareketliliği de şehir içi talebi artırır. Baraj verileri olmamakla birlikte, bölgesel eğilimler göz önüne alınarak Tekirdağ için Risk Seviyesi: ORTA tahmin edilmektedir. Nedenler: Son yıllardaki iklim değişikliği etkileri, altyapı kayıpları ve hızla değişen nüfus dengesi. Öneriler: Bölge barajlarının anlık izlenmesi (DSİ ve TESKİ işbirliği), su tasarrufu kampanyası ve tarımsal sulamada kısıtlı su politikaları uygulanmalıdır.
Çanakkale
Çanakkale, Trakya ve Ege geçişinde yer alan bir diğer şehirdir. Yazın artan turist sayısı (Assos, Bozcaada vb.) içme suyu talebini yükseltmektedir. Geçmiş yıllarda Naip Barajı kuruma noktasına gelmiş, ancak 2026 başındaki yağışlarla doluluk %24’e çıkmıştır. İl genelinde DSİ doluluk verileri sınırlı olsa da, Çanakkale için Risk Seviyesi: ORTA kabul edilebilir. Nedenler: Mevsimsel nüfus artışı, geçmişte su kıtlığı yaşanması. Öneriler: Belediye ve köylerde tanker-ek mutlak su tedbirleri, yer altı suyu aşırı tüketiminin önlenmesi, kıyı yerleşimlerinde acil durum planlaması gereklidir.
Balıkesir
Balıkesir, Marmara ve Ege’nin geçiş bölgesinde birçok su havzasına sahiptir. 29 Haziran 2026’de İkizçetepler Barajı %73,2, Gönen-Yenice %75,3 seviyelere ulaşmıştır (içme-sulama barajları). Ortalama doluluk %87,6 gibi yüksek bir seviyededir. Balıkesir’de su rezervleri geniştir ve kış yağışları da iyidir. Bu sebeple Risk Seviyesi: DÜŞÜK olarak değerlendirilebilir. Öneriler: Yine de % hedeften sapmamak için su kayıp oranlarını düşürmek, sulama birlikleri ile işbirliği önemlidir.
Bursa
Bursa barajları da yüksek doluluk göstermektedir. Dolulukorani verilerine göre 8 Temmuz 2026 itibarıyla Bursa’nın 41 baraj ortalaması %90,6’dır. Uzun süreli kuraklık endişesi bulunmamaktadır. Yazlık nüfus veya turizm etkisi de İstanbul gibi büyükşehirler kadar yüksek değildir. Bu nedenle Risk Seviyesi: DÜŞÜK olarak alınabilir. Bursa için öneriler, genel su yönetimi iyileştirmeleri (kaçağı önleme, planlı bakım) şeklindedir.

Sonuç Olarak;
Genel olarak, 2026 yazında en yüksek su kesintisi riski; İzmir, Ankara, Antalya, Aydın ve İstanbul gibi yüksek nüfus veya yoğun turistik talep çeken illerde görülmektedir. İzmir halen kritik doluluk düzeyindedir; Ankara ve Antalya ise orta seviyede olup yazlık nüfus veya tarımsal baskılarla tetiklenebilir. Muğla, Balıkesir ve Bursa’da rezervler görece güvenli seviyededir. Tablo 1’de risk sıralaması yapılmış, kısa dönem öneriler özetlenmiştir.
| İl | Baraj Doluluk (%) | 2024-26 Trend | Yazlık Nüfus/Artış | Altyapı Kayıp (%) | Risk Seviyesi | Öneri |
|---|---|---|---|---|---|---|
| İzmir | ~35 (Temmuz 2026) | 2024’te çok düşük; 2026 ortasında toparlandı | Yüksek (turizm) | ~40-50 | Kritik | Tasarruf kampanyası, şebeke onarımı, ilave kaynak |
| Ankara | %47 (9 Temmuz 2026) | Yavaş artış, %46 (Temmuz 2026) | Orta | ~30-35 | Orta | Tarımda verimli sulama, kaçak denetimi, tasarruf |
| Antalya | %57 (15 Nis 2026) | 2025’te düşüktü, 2026’da toparlandı | Çok yüksek (turizm) | ~25 | Orta | Su geri dönüşümü, turistlere farkındalık, şebeke iyileştirme |
| Aydın | %65 (Mar 2026) | 2025’e göre belirgin artış | Yüksek (tarım & turizm) | ~30 | Orta | Açık tarımsal sulama önlemleri, kent içi su kaybı azaltımı |
| İstanbul | %61 (9 Temmuz 2026) | %35 (Şub 2026)→%61 (Temmuz 2026) | Çok yüksek | %30 | Orta | Su ek tahsisi (Melen), kaçak kontrol, tasarruf |
| Tekirdağ | Veri yok | Artan yağışlarla nispeten iyileşti | Orta | %20 | Orta | Baraj izleme, şebeke bakımı, tarımsal destek |
| Çanakkale | Veri yok | Talebin karşısında kısıtlı | Orta | %20 | Orta | Yeraltı su yönetimi, altyapı onarımı |
| Balıkesir | %88 (Haz 2026) | Yüksek seviye | Orta | %20 | Düşük | Su arıtma ve ikinci kullanım, kaçak takibi |
| Bursa | %90 (8 Tem 2026) | Kararlı yüksek | Orta | %25 | Düşük | Genel altyapı iyileştirme |
| Muğla | %90 (Mar 2026) | Barajlar dolu | Çok yüksek (turizm) | %15 | Düşük | Kaynakları paylaşım planlaması |
Tablo 1. 2026 yazı için risk sıralaması yapılmış 10 şehir (baraj doluluk, trend, talep faktörü, su kayıp oranı, risk düzeyi ve kısa dönem önlemler).
Baraj Doluluk Eğilimleri (2024–2026)
Aşağıdaki zaman çizelgesi grafiği, riskli beş ilin baraj doluluk oranlarındaki yıllık eğilimleri özetlemektedir. 2024 baharında başlayan bir kuraklık İzmir ve Ankara’da dip seviyelere yol açmış, 2026 kışındaki yağışlar bu kentlerde kısmi toparlanma getirmiştir. Antalya ve Aydın barajları 2025 sonu itibarıyla 2024’e göre önemli oranda dolmuştur. İstanbul ise nispeten daha stabil bir eğilim sergilemektedir.
2024-2026 Baraj Doluluk Eğilimleri
2024-03-01 : İzmir %18 (kritik)
2025-03-01 : İzmir %50 (yağış sonrası)
2026-03-01 : İzmir %35 (yaz öncesi)
2024-03-01 : Ankara %18 (kritik)
2025-03-01 : Ankara %47 (yağış sonrası)
2026-03-01 : Ankara %46 (yaz öncesi)
2024-03-01 : Antalya %14 (kritik)
2025-03-01 : Antalya %60 (yağış sonrası)
2026-03-01 : Antalya %57 (yaz öncesi)
2024-03-01 : İstanbul %35 (düşük)
2025-03-01 : İstanbul %47 (kısmen düzelme)
2026-03-01 : İstanbul %61 (yaz öncesi)
2024-03-01 : Aydın %23 (düşük)
2025-03-01 : Aydın %40 (yağış sonrası)
2026-03-01 : Aydın %65 (yaz öncesi)
Yaz Aylarında Su Kesintilerine Yol Açan Faktörler
Sonuç olarak, su kesintisi riski aşağıdaki şemada görüldüğü gibi birden fazla faktörün etkileşimiyle şekillenmektedir. Özellikle azalan baraj rezervi + artan tüketim bileşimi kritik durum yaratır. Altyapı kayıpları ve plansız kullanım bu riski daha da yükseltir.
Kaynaklar: DSİ verileri, dolulukorani.com, belediye su idareleri ve AA haberlerine dayanan güncel veriler ışığında derlenmiştir.
